Allah’a Sitem Etmek Günah mı? Rızık, Kısmet ve Kader Üzerine Bir Değerlendirme

“Beni yaratırken bana sordun mu?” sorusu İslam inancında nasıl değerlendirilir? Rızık gerçekten yazılı mıdır? Kısmet değişir mi? Cennetlik veya cehennemlik olmak kader midir? Bu yazıda rızık, kısmet ve alın yazısı kavramlarını Kur’an ve İslam düşüncesi çerçevesinde sade bir dille ele alıyoruz.
Herkese selamlar,
Bu yazı akademik bir dille yazılmadı, daha çok sohbet eder gibi, içten bir dille kaleme alındı. Böylece okurken kendinizi daha yakın hissedeceğinizi düşündüm.
Geçenlerde sosyal medyada, birçoğunuzun tanıdığı, hatta şiirlerini severek okuduğunuz bir şairin paylaşımına denk geldim. Yazdığı bir şiir vardı, ama gelen tepkiler üzerine kısa sürede kaldırmış. O yüzden şiirin tamamını buraya yazamıyorum, ismini de vermek istemiyorum. Ancak şiirin içeriği kabaca şöyleydi:
“Tanrım, beni sen yarattın, dünyaya sen gönderdin. Peki, yaratırken bana sordun mu? Şimdi neden beni yaptıklarımdan dolayı hesaba çekiyorsun? Ben mi istedim dünyaya gelmeyi, ben mi istedim sınanmayı?”
Açıkçası bu satırları okuyunca çok üzüldüm. Çünkü bu tarz sözler, hem bilgi eksikliğini hem de inanç zayıflığını gösteriyor. Kendisine bu sözlerin ne anlama geldiğini sorduğumda, “Ben sadece dini sorguluyorum,” dedi. Ama burada bir sorgulamadan çok, isyana yakın bir tavır var gibi geldi bana. Günümüzde dinî meselelerin bireysel duygu merkezli bir sorgulamaya dönüşmesi, modern dönemin dikkat çeken bir eğilimidir. Bu konuyu daha geniş bir çerçevede ele aldığımız “Günümüzde Din Anlayışı: Şekilcilik, Modernleşme ve İnancın Anlam Krizi” başlıklı yazımda da benzer örnekleri değerlendirmiştik. Öncelikle şunu belirtmek isterim: “Tanrı” kelimesi, halk arasında kullanılsa da, bizim inancımızda Rabbimizin adı Allah’tır. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, kendisini “Allah” ismiyle tanıtır ve “Esmaü’l Hüsna” olarak bildiğimiz 99 güzel ismini bizlere öğretir. Biz de O’na bu güzel isimlerle hitap ederiz, etmeliyiz. Bir de şunu unutmamak lazım: Allah bizleri daha yaratmadan önce, üç şeyi bizimle birlikte takdir etti. Bunlar çok önemli meseleler. Gelin, birlikte bakalım:
1. Rızık:
Daha dünyaya gelmeden önce, her birimizin rızkı yazılmıştır. Ne zaman, nerede, ne yiyeceğimiz, ne kazanacağımız bellidir. Ama bu rızık, öyle oturduğumuz yerden gelmez. Allah, rızkı çalışmaya, çabaya bağlamıştır. Yani “Benim nasibim varsa gelir” deyip kenara çekilmek yok. Gayret edeceğiz, alın teri dökeceğiz. Çünkü rızık, emekle gelir.
2. Kısmet (Evleneceğimiz Eş):
Aynı şekilde, kiminle evleneceğimiz de bizimle birlikte takdir edilmiştir. Ama bu da çabasız olmaz. Doğru insanı bulmak, doğru bir yuva kurmak için niyet etmek, dua etmek, adım atmak gerekir. Kısmetin ayağına gelmesini beklemekle olmaz.
3. Cennetlik mi, cehennemlik mi olacağımız:
Bu konu biraz daha farklı. Alimler der ki; rızık ve kısmet değişmez, ama insanın cennetlik mi cehennemlik mi olacağı değişebilir. Nasıl mı? Kişi, Allah’ın emirlerine uyarsa, salih ameller işlerse, tövbe eder, güzel bir hayat yaşarsa, Allah dilerse onun kaderini değiştirir.
Bu konuda bir hikâye duymuştum, çok etkileyiciydi:
Kalp gözü açık bir alim varmış. Bir gün huzuruna bir adam gelmiş. Alim, onun alın yazısında cehennemlik olduğunu görmüş. Adam gitmiş. Aradan zaman geçmiş, aynı adam tekrar gelmiş. Bu sefer alim bakmış ki, onun kaderi değişmiş, artık cennetlik yazıyor. Şaşırmış tabii. Ama bu bize şunu gösteriyor: İnsan, iradesiyle, yaptığı iyiliklerle, Allah’a olan bağlılığı ile değişebilir. Allah’ın rahmeti geniştir.
Şimdi diyeceksiniz ki, “Bu anlattıklarının yukarıdaki şiirle ne ilgisi var?”
Şöyle açıklayayım: Eğer sen o şiirdeki gibi Allah’a sitem edersen, “Beni yaratırken bana mı sordun?” dersen, O’nun yaratma sıfatına dil uzatırsan, salih amellerden uzak durur, emir ve yasaklarını hiçe sayarsan… Evet, o zaman sonunun ne olacağı bellidir. Bu bir kader değil, senin tercihindir. Unutma, Allah seni boşuna yaratmadı. Senin bir gayen var. Allah, kendisine kulluk edecek, şükredecek, zikredecek bir kul olmanı istiyor. Bu dünyaya gelişimizin hikmeti bu. Şimdi sana soruyorum: Annenle baban seni dünyaya getirirken sana sordular mı? Hayır. O zaman neden seni yoktan var eden Rabbine sitem ediyorsun?
Söylenecek elbette daha çok şey var… Ama sizi uzun uzun yazılarla yormak istemem. Kalbinize dokunabildiysem, bir düşünce kıvılcımı yakalayabildiysem ne mutlu bana.
Selam ve dua ile…
SIKÇA SORULAN SORULAR
Allah’a sitem etmek günah mı?
İslam inancına göre Allah’ın yaratma sıfatını sorgulamak veya isyana varan ifadeler kullanmak doğru görülmez. Ancak anlamaya yönelik samimi sorular farklı değerlendirilir.
Rızık gerçekten önceden yazılı mıdır?
İslam inancında rızkın takdir edildiği kabul edilir; ancak rızık çalışmaya ve gayrete bağlanmıştır.
Kısmet değişir mi?
Evlilik kısmeti konusunda farklı yorumlar vardır; ancak dua ve gayretin önemine vurgu yapılır.
Cennetlik veya cehennemlik olmak değişebilir mi?
Alimlerin çoğu, insanın iradesi ve amelleri doğrultusunda sonunun değişebileceğini ifade eder.
Bu yazıyı beğendiyseniz, diğer çalışmalarımı da beğenebilirsiniz:
Yorumlar
Yorum Gönder