Hıdâne Nedir? İslam’da Boşanma Sonrası Çocuk Kime Verilir?


Boşanma yalnızca iki yetişkinin ayrılığı değildir; en derin etkisini çocukların hayatında gösterir. İslam hukukunda çocuğun bakım, terbiye ve kimin yanında kalacağına dair düzenlemeler “hıdâne hakkı” kapsamında ele alınır. Bu hak, yalnızca hukuki bir mesele değil; aynı zamanda ahlaki, sosyal ve vicdani bir sorumluluktur.

Bu yazıda hıdâne kavramını, anne ve babanın haklarını, mezhepler arasındaki görüş farklılıklarını ve çocuğun üstün yararı perspektifini klasik fıkıh kaynakları ışığında ele alıyoruz.

“Boşanma bir ayrılıktır; ama çocuk için yeni bir hayatın başlangıcıdır. Peki, bu hayat kiminle şekillenecek?”

Evlilik sona erdiğinde geriye kalan en kıymetli emanet çocuktur. Onun bakımını, terbiyesini ve kimin yanında kalacağını belirleyen İslami hükümlere ‘hıdâne hakkı’ denir; bu hak, ayrılıktan sonra çocuğun kimde kalacağına dair vicdanla şekillenen bir sorumluluktur.

Bir kadın resulullah (sav.) gelmişti ve;
“Bu benim çocuğum. Karnım onun kabı, kucağım barınağı ve sığınağı, göğsüm pınarıydı. Şimdi bu adam onu benden almak istiyor,” dedi. Resulullah (sav.) ona:
“Başka bir kocayla evlenmediğin sürece çocukta senin hakkın önde gelir,” buyurdular. (Abdurrezzak, musannef, VII/153; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/182; Ebu Dâvûd, Talâk 34; Hâkim, Müstedrek, II/225; Dârekutnî, Sünen, III/304; Zeyleî, Nasbu’r — râye, III/267.)
Bunu öğrendikten sonra deriz ki: Hanımıyla ayrılan bir kimsenin çocuğu varsa, anne çocuğu almada daha fazla hak sahibidir. Çocuk ihtiyacı kalmayıncaya kadar onun yanında kalır. Eğer çocuk erkekse, bu süre kendi başına yiyip-içinceye, elbiselerini giyininceye kadar devam eder. Dâvûd b. Reşid’in “Nevâdir” inde; “Taharetini(istinca ) kendisi yapıncaya kadar” denilmektedir.
Eğer çocuk kız çocuğu ise, erginlik çağına kadar annesi hıdâne konusunda daha fazla hak sahibidir. Çocuklar hıdâne çağını aştıktan sonra baba, her iki cins çocuk üzerinde daha fazla hak sahibidir. Çünkü anne için yalnız hıdâne hakkı vardır. Bu da onların buna ihtiyacı kalmayınca sona erer. Bundan sonra asıl ihtiyaç çocuğun korunmasıdır. Koruma için baba daha güçlüdür. Bir kadın kendini korumakta yetersiz kaldığı için, kendini koruyacak başka bir insana ihtiyaç duyar. 
Kız çocuğu terbiyeye ihtiyaç duymaz duruma gelse de örgü örme, yemek pişirme ve elbise yıkama gibi… ev işlerini öğrenmeye ihtiyacı olur. Anne bu alanda daha yetkilidir. Babaya verilcek olursa erkeklerin yanına girip çıkmaya başlar. Bu da haya duygusunu azaltır. Oysa kadınlarda utanma duygusu süstür. Bu duygu annesinin yanında kalırsa gelişir. Dolayısıyla, kız çocuğunun erginlik çağına kadar annenin yanında kalması daha uygundur. 
Kız erginlik çağına girince evlenme ihtiyacı duyar. Evlendirmede velâyet babaya aittir. Artık fitneye açık, erkeklerin cinsel bakışlarına hedef olacak bir duruma gelmiştir. Erkeklerde olan kıskanma ve sakınma duygusu kadınlarda yoktur. Baba, kızını korumak için, annenin sahip olmadığı imkânlara sahiptir.
Muhammed (rha): Kız çocuğu şehvet çağına ulaşınca baba onu yanına alma hakkına daha layıktır. Çünkü o, bu yaştaki kız çocuğunu koruma ve kollamada daha güçlüdür. 
Erkek çocuğuna gelince onun, anneye ihtiyacı kalmayınca erkeklerin uğraştıkları işleri öğrenme ihtiyacı başlar. Baba bu konuda daha güçlüdür. Artık kendisini eğitecek terbiye verecek birisine muhtaçtır. Ayrıca kadınlarla birlikte olmak erkeklerin ahlakını bozar. Erkek çocuk kadın yanında bırakılırsa konuşması yumuşar, kırılır. Davranışları kadınların davranışlarına benzemeye başlar. Sonuçta ortaya kadınlaşmış (muhannes) bir erkek tipi çıkar. Bu sebeble erkek çocuk anneye ihtiyacı bitince babaya verilir. Hanefi mezhebinin görüşü budur. İmam şafiye göre çocuk anneyle baba arasında muhayyer ( seçim yapmaya ) bırakılır. Hangisinin yanında kalmayı seçerse ona verilir. Bu konuda delili şudur: Resulullah (sav.) bir erkek çocuğu babası ile annesi arasında muhayyer bıraktı hadisidir. (Tirmizi, Ahkam 21; ibn mace, ahkam 22; beyhaki, es-sünenü’l- kübra, VIII/3; zeylei, nasbu’r-raye, III/269.)
Anne ile baba ayrıldıktan sonra çocuğun emme ve nafaka masrafları babaya aittir. Ayeti kerimede;
Sizin için çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin. (et talak 65/6)
Eğer karısının çocuğunu emzirmek için istediği ücretten daha azına başka bir süt anne bulursa ve ayrıldığı eşi bu ücrete razı olmazsa, çocuk için süt anne tutulabilir. Ayeti kerimede;
Eğer (emzirme konusunda ayrıldığınız eşinizle) anlaşamazsanız, çocuğunuzu başka kadın emzirecektir. (Et talak 65/6) çünkü çocuğun annesi ayrıldığı kocasına baskı yaparak ve yüksek ücret isteyerek ona zarar vermeyi kastetmiştir. Ancak tutulan süt anne gelerek çocuğu annesi yanında emzirir. Baba çocuğu anneden almaz. Çünkü hıdane yani bakım hakkı anneye aittir. Baba onun bu hakkını ortadan kaldırma yetkisine sahip değildir.
Anne aynı ücretle emzirmeye razı olursa emzirme hakkı annenindir. Eğer anne ile baba ayrılmamışlarsa anne emzirme için ücret alamaz. Ancak anne, çocuğunu emzirmek istemezse, buna zorlanamaz. Çocuğun babası olmaz, annesi ve amcası bulunur ve maddi durumlarıda iyi olursa emzirme masrafları, bu ikisi tarafından mirastaki payları oranında üçte birli ve ikili olarak karşılanır. Delil şu ayettir;
“Onun benzeri(nafaka sağlamak) mirasçı üzerine de gereklidir…” (bakara 2/233)
Şayet amca yoksul, anne zengin ise emzirme ve nafaka yükümlülüğü yalnız anneye ait olur. Çocuğun annesi, ana-baba bir erkek kardeşi ve amcası olsa ve hepsi de varlıklı kimselerse, emzirme yükümlülüğü mirasta olduğu gibi anneyle erkek kardeş arasında üçte iki ve bir olarak taksim edilir. Bu durumda amcanın yükümlülüğü bulunmaz.
Babası olmayan çocuğun annesi yoksul olur, zengin hala ve teyzesi bulunursa çocuğun nafakasını, hala üçte iki, teyze üçte bir olarak üstlenir.
Ayrılan eşlerin çocukları birden fazla ise, zengin veya orta halli olan nafaka yükümlüsüne, bu çocukların bakımı için bir hizmetçi tutması emredilir. Eğer bir hizmetçi yeterli olmazsa, çocuğa ait hizmetleri görecek iki hizmetçi tutulur. Anne başka bir erkekle evlenecek olursa, babanın çocuğu ondan geri alma hakkı vardır. Çocuğun bakımı için anneden sonra annenin annesi onun yerini tutar ve anne yerinde kabul edilir. Annenin müslüman, ehli kitab veya mecusi (ateşperest) olması hıdane için bir farklılık meydana getirmez. Yani annenin hıdane hakkı kaybolmaz. Eğer anne müslüman değilse çocuk aklı ermeye başlayınca kız olsun — erkek olsun anneden alınır. Annanenin kocası varsa bakılır. Eğer bu koca çocuğun dedesi ise çocuğu almaya hak sahibi yine odur. Eğer bu koca çocuğa yabancı ise ona hıdane hakkı tanınmaz.
Annaneden sonra hıdane hakkı babanneye aittir. Babannenin kocası varsa bakılır, eğer bu koca çocuğun dedesi ise hüküm yine böyledir. Eğer üvey dede ise ve babanne hayatta değilse o zaman hıdane hakkı kız kardeşlere geçer. Anne — baba bir kız kardeş, ana bir kız kardeşten daha önceliklidir. Hıdanede anne bir kız kardeş, baba bir kız kardeşten önceliklidir. Kız kardeşlerden sonra onların kızları gelir. Kız kardeşlerin kızları, oğlan kardeşlerin kızlarından daha önde gelir. Kardeş kızlarından sonra hıdane hakkı, çocuğun öz teyzesi, ondan sonra ana — baba bir kız kardeş olan teyzesinindir. Delil şu hadistir. Hz Ali , hz cafer ve zeyd b. Harise resulullahın huzurunda hz. Hamzanın kızını yanına alıp bakma konusunda davalaştılar.
Hz Ali “amcamın kızını ben almalıyım” derken Hz. Cafer “ Benim hem amcamın kızı hem de onun teyzesi benim nikahımda” diyordu. Hz. Zeyd ise; “ Benim de kardeşimin kızı. Ya resulullah! Hamza ile beni siz kardeş ilan etmiştiniz” diyerek hak iddia ediyordu. Resulullah onun hz. cafer’e verilmesine hükmetti ve: “teyze anne (gibi)dir.” buyurdu. (Ebu davud, talak 34; hakim. Müstedrek, III/130; beyhaki, es-sünenü’l kübra, VIII/6; Haysemi, mecmau’z-zevaid, IX/245; zeylei, nasbu’r-raye, III/268.) 
Teyzeler hıdane hakkını elde etmede halalardan önde gelir. Teyzelerden sonra hıdane hakkı halalarındır. Çocuğun öz halası diğer halalardan önceliklidir. Ondan sonra hak, babanın anne bir kız kardeşi olan halanın, daha sonra da baba bir kız kardeş olan halanındır. Erkek kardeş kızı halalardan önde gelir. Teyze de, erkek kardeş kızından önde gelir. Çocuk ister erkek olsun ister kız olsun kendi başına yiyip-içmeye ve elbiselerini giymeye başladığı zaman anne ve ninelerin dışındakilerin hıdane hakkı kalkar. Amca oğlunun çocuğu alma hakkı yoktur. Anne — baba bir erkek kardeşler birden fazla iseler, dürüst ve takva sahibi olan tercih edilir. Kardeşler bu açıdan da eşitseler hak yaşça en büyüğündür. Nitekim hz. Resulullah “yaş büyüklüğü, yaş büyüklüğü” buyurmuştur. ( Ahmed b. Hanbel, müsned, IV/2; Ebu Davud, diyat, 8; Nesai, kasame 4; ibn hibban, sahih, XIII/358; Taberani, el-mu’cemül-kebir, VI/99; zeylei, nasbu’r-raye, IV/456.)
Kardeşlerden sonra amcalar da, çocuk üzerinde bu şekilde hak sahibidir. Erkek çocuk reşit olarak erginlik çağına girince evini ayırma hakkına sahiptir. Eğer ahlakın bozulması ve kötü alışkanlıklara saplanması korkusu yoksa babanın onu yanında tutmak için zorlama yetkisi yoktur. Eğer böyle bir korku varsa malına kıyasla, kendisini yanında alıkoyabilir. Çünkü babanın, onun malını koruma velayeti vardır. Aynı şekilde fitneden korumak ve kendine getireceği utancı önlemek için yanında tutabilir. Kız çocuğuna gelince, eğer bakire ise erginlik çağına girdikten sonra baba yanına alma hakkına sahiptir. Şayet dul ise, bağımsız oturma hakkı vardır. Hadisi şerifte; 
“Velinin dul kadın üzerinde bir yetkisi yoktur” buyurmaktadır. (Abdürrezzak, musannef, VI/145; Ahmed b. Hanbel, müsned, I/334; Ebu davud, nikah 24; nesai, nikah 31; ibn hibban, sahih, IX/399; beyhaki, es-sünenü’l-kübra, VII/118; zeylei, nasbu’r-raye, III/183.)
Bir başka hadiste:
“Dul kadın kendi hakkında karar vermeye velisinden daha fazla hak sahibir.” buyurmuştur. ( Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/219; Müslim, Nikah 67; Ebu Davud, Nikah 26; Nesai, Nikah 32; İbn hibban, sahih, IX/398; zeylei, nasbu’r-raye, III/183.) Yalnız bu hüküm kadın kendisine güvenilir biri olduğu zaman geçerlidir. Korku devam ederse babanın onu yanında tutma hakkı vardır. Bakire olan kızın babası ve dedesi olmayıp da, erkek kardeşi ve amcası varsa onların da kızı yanlarına alma hakkı vardır. Eğer kızın erkek kardeşi ve amcasının ahlakı bozuksa bu hakları iptal olur ve bu durumda koruyup gözetme hakkı hakime aittir. Hakim, müslüman, güvenilir bir kadın bularak kızı onun yanında bırakır. Bakire kız çocuğu ergenlik yaşına girip de zeka ve fikir olgunluğuna sahipse; erkek kardeşi ve amcası korku duyulan zayıf kimselerse bu durumda güven duyulan bir yere yerleşmesi konusunda serbest bırakılır. Ümmüveled (efendisinden çocuğu olan) bir cariyeyi efendisi özgür kıldığı zaman onun hükmü de boşanmış özgür bir kadının hükmü gibidir. Ancak özgürlüğünü elde etmeden önce efendisinin hizmetiyle uğraşmak zorunda kalacağı için hıdane hakkı yoktur. Ayrıca o cariye olduğu için kendisi hakkında bile velayet hakkı yoktur. Bu engel özgürlüğe kavuşmasıyla birlikte kalkar. Cariye olan bir kadını kocası ayırdığı zaman, çocuk cariyenin efendisinin kölesidir. Dolayısıyla anne ve çocuğu efendi yanına alır. Efendinin hakkı babadan önce gelir. Koca özgür olduğu zaman da hüküm böyledir. Anne ile küçük çocuğun birbirlerinden koparılmaları doğru değildir. Resulullah bir hadiste:
“Kim bir anne ile çocuğu birbirinden ayırırsa, Allahu teala da kıyamet gününde onu sevdiklerinden ayırsın.” buyurmuştur. ( Ahmed b. Hanbel, müsned, V/412; Tirmizi, buyû, 52; Hakim, müstedrek, II/63; Taberani, el Mu’cemü’l-kebir, IV/182; Beyhaki, es-sünenü’l-kübra, IX/126; zeylei, Nasbu’r-raye, IV/35.) Doğruları en iyi bilen Allah’tır. Dönüş ve varış da O’nadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Hıdâne nedir?

Hıdâne, boşanma veya ayrılık sonrasında çocuğun bakım ve gözetim hakkını ifade eder.

Boşanma sonrası çocuk kime verilir?

Hanefi mezhebine göre küçük yaşta anne önceliklidir. Yaş ilerledikçe durum değişebilir.

Kız ve erkek çocuklarda hüküm farklı mı?

Evet. Fıkıh literatüründe kız ve erkek çocuk için yaş ve gelişim kriterleri farklı değerlendirilmiştir.

Anne yeniden evlenirse hıdâne hakkı düşer mi?

Klasik görüşlere göre annenin yeniden evlenmesi bazı durumlarda hıdâne hakkını etkileyebilir.

Mezhepler arasında görüş farkı var mı?

Evet. Hanefi ve Şafii mezhepleri arasında çocuğun tercih hakkı konusunda farklı yaklaşımlar bulunmaktadır.

Bu yazıyı beğendiyseniz, diğer çalışmalarımı da beğenebilirsiniz:

👉 Medium profilim

👉 Substack profilim

👉 İngilizce bloğum




Yorumlar